« Önceki ::

MİRAÇ TA EFENDİM (SAV)

Efendimiz Miraca Çıkıp…
Ümmetim Dedi…
Hz.Ebubekir Cennetlikken…
Cehennem Korkusu İle Yanarken…
Hz.İbrahin Ateşe Atılıp…
Suya Yanarken…
Hz. Yunus Denize Düşüp…
Balığa Boğazlanırken…
Hz. Yusuf Kuyuya Düşüp…
Zeliha’ya Yanarken…
Hz. İsmail Kurban Olup…
Bıçağa Yatarken…
Efendimiz Miraca Çıkıp…
Ümmetim Dedi…
Hz. Hatice Vefalı İnsan…
Servetini Saçarken…
Cinler İmana Gelip…
Peygamberine Secde Yaparken…
Hz. Hamza Uhud Da…
Kalbini Bırakırken…
Hz. Ömer İslam’a…
Adalet Dağıtırken…
Hz. Ali Zülfikar İle…
Zalim Avlarken…
Hz. Bilal Habeş’te…
Ezan Okurken…
Efendimiz Miraca Çıkıp…
Ümmetim Dedi…
Hz. Âdem Yasak Meyveyi Yerken…
Kabil, Habil’in Canına Kıyarken…
Hz.Hacer Zemzem İçin Yalvarırken…
Fatih İstanbul’a Muvaffak Olurken…
İstanbul Eyüp El Ensari’ye Yanarken…
Kâbe Örtüsüne Kavuşurken…
Efendimiz Miraca Çıkıp…
Ümmetim Dedi…
Taif’te Yaralandı Kutsi İnsan…
Taşlandı Ama Helak İstemedi Rabbinden…
Allah’tan Af-ı Marifet Diledi Yine…
Mikail Dağları Oynatayım Dedi…
Cebrail İki Dudağını Arasına Bakarım Dedi…
İsrafil Sur’a Hâkimim Dedi…
Azrail Can’a Kurbanım Dedi…
Ama O İstemedi…
Efendimiz Miraca Çıkıp…
Ümmetim Dedi…
Ebu Talip’i Kaybetti Üzüldü…
Hz. Hatice’yi Kaybetti Özledi…
Ümmetini Kaybetti Büzüldü…
Hüzün Yılını Yaşadı Ve Ağladı…
İsyan Etmedi Yine…
Dua Etti Bizler İçin…
Ahiretimize Kurban Etti Kendini…
Efendimiz Miraca Çıkıp…
Ümmetim Dedi…
Hz. Musa Bekledi Onu…
Hz.Fatıma Özledi Onu…
Mağarada Yılan İstedi Onu…
Yıllarca Ümmeti Bekledi Onu…
Efendimiz Miraca Çıkıp…
Ümmetim Dedi…
50 Vakiti 5’e İndirtti…
Dünyalık İstemedi Bizi İstedi…
Dua Etti. Ağladı Ve Aşk Eyledi…
Efendimiz Miraca Çıkıp…
Ümmetim Dedi…
Ahiri Olmayan Bir Dünya Değil Burası İnsanlara…
Sultan Süleyman’a Kalmadı Ne Çare…
Serveti, Gücü Ve Hükmetmeyi Seçseydi…
Miraca Çıktığında Seçerdi…
Ama O Durdu Ve…
Ümmetim Dedi…


Yorum (2) Yorum yaz!

SAİR NABİYİ AGLATAN ŞİİR


Şair Nâbî, Sultan 4. Mehmed döneminde hacca gitmek üzere bir kısım devlet erkanıyla birlikte yola çıkar. Kafile Medine-i Münevvere’ye yaklaşmıştır. Vakit gecedir. Resûlullah (sas) Efendimiz’e bir an önce ulaşma özlemiyle Nâbî’nin gözüne uyku girmemiştir. Fakat kafiledeki bir paşa, hem de ayaklarını kıbleye doğru uzatmış, uyumaktadır.

Hz. Peygamber’in (sas) beldesinde, edebe aykırı böyle bir gaflet hâlini bir türlü hazmedemeyen ve çok üzülen Nâbî, içinden gelen bir ilhamla kasidesini bir anda irticalen söyleyiverir. Kafile şafak vakti Medine-i Münevvere’ye girmektedir. Ravza-i Mutahhara’nın minarelerinden sabah ezanı okunmaktadır. Müezzin, ezanın ardından Türkçe bir kaside okumaya başlar. Nâbî, dikkat eder, okunan kendi şiiridir. Hemen minarenin kapısına koşar. Müezzine, “Allah aşkına, okuduğun bu kasideyi nereden öğrendin?” der. Müezzin şöyle cevap verir: “Bu gece rüyamda Efendimiz’i (sas) gördüm, bana dedi ki: ‘Ya müezzin kalk yatma. Benim ümmetimden bana âşık bir zât benim kabrimi ziyarete geliyor. Muhabbetinden benim için şu kasideyi söylemiştir. İşte bu cümlelerle minareden onu istikbal et.’ dedi. Ben de hemen kalktım. Abdest aldım. Peygamberimiz’in iltifatına mazhar olan âşık acaba kimdir diye düşünerek minareye koştum. Öğretildiği gibi okudum.” Nâbî, “Ümmetimden mi dedi?” diyerek sevincinden oracığa bayılıp düşer.


Sakın terk-i edebden.....

Sakın terk-i edebden kûy-ı Mahbûb-i Hudâ’dır bu
Nazargâh-i ilâhidir, Makam-ı Mustafâ’dır bu
Felekde mâh-i nev, Bâbüsselâm’ın sîne-çâkıdır
Bunun kandili Cevzâ, matla’-i ziyâdır
Habib-i Kibriyâ’nın hâbgâhıdır fazilette
Tefevvuk-kerde-i Arş-ı Cenâb-ı Kibriyâ’dır bu.

Bu hâkin pertevinden oldu deycûr-i adem zâil
Amâdan açdı mevcûdât düş çeşmin tûtiyâdır bu.
Muraât-ı edep şartıyla gir Nâbî bu dergâha
Metâf-ı Kudsiyandır cilvegâh-ı enbiyâdır bu

***

Açıklaması: Burası Allah’ın sevgilisinin beldesidir. Cenâb-ı Hakk’ın nazar buyurduğu, Ravza-i Nebî’dir. Bu gökteki yeni ay, Bâbüsselâm kapısının yüreği yanık âşığıdır. Ayın kandili Cevzâ yıldızı bile ışığının nurunu ondan almaktadır. Burası, Allah (cc)’ın sevgilisinin ebedî istirahatgâhının, türbesinin bulunduğu yerdir ve fazilet bakımından Cenâb-ı Hakk’ın arşının bile üstündedir. Bu toprağın ziyâsından, yokluğun karanlıkları ortadan kalktı. Bütün yaratılmışların görmeyen gözleri açıldı, çünkü bu toprak, gözlere şifa veren sürmedir. Bu dergaha edep ölçülerini gözeterek gir; çünkü burası meleklerin tavaf ettiği ve peygamberlerin tecelli ettiği bir yerdir.


ömer özveren-

Yorum (3) Yorum yaz!


�AĞIRIRIM EY DOST SENI - M.Emin Ay